İman EsaslarıKader

Kader inancı insanın sorumluluk duygusunu nasıl etkiler?

24 Mart 202641.230 okunma623 paylaşım

Cevap

Kader inancı ile bireysel sorumluluk arasındaki ilişki, İslam kelamının en temel ve en çok tartışılan meselelerinden biridir.

İslam'ın Denge Anlayışı:
İslam, iki aşırı uçtan kaçınır: Birincisi, her şeyin önceden belirlendiğini ve insanın hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini savunan "Cebriyye" anlayışı; ikincisi, insanın kaderinden tamamen bağımsız olduğunu iddia eden "Kaderiyye" anlayışı. Ehl-i sünnet her ikisini de reddeder.

Kader İnancı Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz:
Hz. Peygamber'in meşhur öğüdü bu dengeyi özetler: "Bağla ve tevekkül et." Bir bedevi devesini salmış, "Tevekkül ettim" demişti. Hz. Peygamber "Deveni bağla, sonra tevekkül et" buyurdu. (Tirmizi) Bu hadis, sebeplere sarılmakla kaderi kucaklamanın bir arada bulunması gerektiğini göstermektedir.

Sorumluluğun Kaynağı: Kesb Teorisi:
Maturidi ve Eş'ari kelamcıları "kesb" kavramını geliştirmiştir. Buna göre Allah fiilleri yaratır, insan ise bu fiilleri "kesb eder" yani kendi iradesiyle benimser. Bu benimseme, insanı sonuçlardan sorumlu kılmaktadır. Dolayısıyla kader, insanın eylemlerinin sonuçlarından kaçmasına gerekçe oluşturamaz.

Günahlara Kader Gerekçesi Uydurmak:
Kur'an, "Allah bizi şöyle yaratmış olmasa şu kötülüğü yapmazdık" gibi kader bahanelerine karşı net bir tavır almaktadır: "Müşrikler diyecekler ki: 'Allah dileseydi biz de atalarımız da şirk koşmazdık.' (En'am, 148). Yani kader inancını günah için bahane göstermek, geçmişte de sapık toplulukların başvurduğu bir yöntemdir ve kabul edilmez.

Bu cevap faydalı mıydı?

89% faydalı buldu4.040 oy

Kaynaklar

  • Sahih-i Tirmizi, Kitabü's-Salat

    İmam Tirmizi

  • Şerh-i Akaid-i Nesefiyye

    Taftazani

  • İslam Kelam İlmi

    Prof. Dr. Yusuf Şevki Yavuz

Etiketler

#Kader#Sorumluluk#Tevekkül#Kesb#İman